21 Şubat 2015 Cumartesi

HER YIL 14 ŞUBAT’TA SEVGİMİZİ VE AŞKIMIZI YAZMAYA VAR MISINIZ?

Huysuz Virjin tadında, çok renkli bir kişilik. Bana biraz koçluktan bahsetsene dediğinde tereddütsüz kabul ediyorum. 

Turuncu Kalp

Benden çok o konuşuyor masada, zira kıdemli eğitmen kendisi, mesleki deformasyon misali :) Olsun varsın, ben dinlemeyi de çok seviyorum, üstelik onun gibi dolu dolu konuşup ağzından bal damlayan birini.

- Ya diyor, gözlerini açarak...Yeni biriyle tanıştım.
- O zaman, diyorum, 14 Şubat bir hayli renkli geçti senin için.
- Nerde??? diyor, dudaklarını bükerek. Yine zor bir ilişki seçtim, başlatamıyoruz bi türlü.
- Ee ne yaptınız 14 Şubatta?
- Biz 4-5 sap Dünya Öykü Günü’nü kutlarken...

Bundan sonrası için, zihnimde sadece şu kelimeler dönüp duruyor: "14 Şubat Dünya Öykü Günü". İflah olmaz bir öyküsever olan ben bu bilgiye teğet geçmişim. İnanamıyorum. Bir yaşıma daha girdim. Böylelikle yıllardır çok mesafeli durmuş olduğum 14 Şubat günü birden gözüme çok sıcak ve de sevimli gelmeye başlıyor. Allah’ım herşey nasıl bir anlık ve herşey nasıl da algıda yatıyor!!!

Sırayla gidersem, çok ticari olduğu için, yapay bulduğum için ve belki de hiiiç kutlama fırsatım olmadığı için bugüne müthiş antipati duyabiliyordum (evet sevgililerim oldu elbette, ancak ya o gün aramız limoniydi ya yabancı olduğu için yad ellerdeydi ya da tam o esnada bir ilişkim yoktu, kısacası kozmik bir şaka olarak denk düşmemişti!!!).

Şimdi de aynı günün neden aniden çok sevimli gelmeya başladığını anlatayım, müsaadenizle. Bendeniz İkizler Burcuyum. Burçların gün gün dediklerine bakıp takip etmesem de genel özelliklerine hayli sıcak bakarım. İkizler iletişimin burcudur, Yay’ın aksine bir konuda tam derinleşmektense genel bilgi sever, sabırsız ve maymuniştahlı olabilir, her konuda azıcık bilmek onun en büyük marifetlerindendir. Detaylara inmeyi pek tasvip etmeyebilir (ince ve detaylı tasvirler, atmosfer yaratmak uğruna gereksiz kurgu uzatmaları sıkıcı gelebilir), hız onun için elzemdir. Öykü okumaya bayılırım bu yüzden.

DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ

Öyküler, size anlık bir kesitte duygu yüklü bir parça yaşatır ve gerisini sizin hayal gücünüze bırakır. Müthiş. Öykü deyip de geçmeyin, aynen bir roman gibi ince ince kurgularsınız, ayrıca benzer etkiyi daha az sayfada bırakacak olmanızdan dolayı okuru Öykü’nün içine çekmek ve dikkati orada tutmak Roman’a kıyasla daha zordur kanımca. Gün gelir, senaryoya zemin olur. Sinema tarihimizde pekçok öykü beyazperdeye de uyarlanmıştır. Google’dan öğrendiğime göre, Uluslararası Pen Dünya Kongresinde ilan edilmişti bugün. İyi ki de. Her insan bir öyküydü ve öykülerimizle uzanıyorduk geleceğe. Bundan sonrası için, her yıl 14 Şubat’ta minicik, kısa bir öykü yazmaya niyet ediyorum. Belki geçmiş seneden belki de gelecekten esinlenen, kurgunun merkezinde şüphesiz baş karakter olarak ben. Var mısınız? Siz de katılmak ister misiniz?

Şimdi maziye dönüp baktığımda, her ne kadar artık daha sıcak duygularla yaklaşsam da güne, 14 Şubat’ı hala klasik çiçek-yemek-sinema, çiçek-yemek-börtü böcek ya da konser şeklinde kutlamak istemediğimi görüyorum. Ancak kutlayabilen çiftlere azıcık da olsa gıpta etmişimdir, itiraf ediyorum (www.itiraf.com :) ). Ben nasıl mı kutlamak isterdim? Sürprizli, ne mi olabilir, bana öykü yazabilir mesela böylelikle bir taşla iki kuş olurdu, ya da kucağında oyuncaklarla “Gel”, derdi, “Çocuk Esirgeme Kurumu’nu ziyaret edeceğiz beraber ve sevgimizi paylaşacağız”. Bundan güzel hediye mi olur? Ya da ne bileyim elinde biletler “Nemrut’ta battaniye altında güneşin doğuşunu izlemeye, bir doğa harikasını benimle paylaşmaya var mısın?” Biz dişiler neden sürprizleri hep erkeklerden bekliyorsak? Tabiatımız kurusun...

Üstad Sait Faik’in* demiş olduğu gibi “Bir insanı sevmekle başlar herşey”. Geçmiş 14 Şubat’ınız tekrar kutlu olsun, her neyi kutlamış olur iseniz...Ya da kutlamamış, fark etmez. Bence hepsi bir...


*Sait Faik Hikaye Ödülü, Yazar Sait Faik Abasıyanık anısına her yıl 11 Mayıs’ta bir öykücüye verilir. Edebiyat dünyamızın en büyük ödüllerinden biridir.

0 comments:

Yorum Gönderme