6 Mayıs 2016 Cuma

FARKINDALIK MÜPTELASI

Bay X bir farkındalık müptelasıydı...

farkındalık kapısı

Çekmeceden çıkardığı temiz mendilini güzelce katlayarak ceketinin ön cebine yerleştirdi. Ajandasını kontrol etti, haftasonu gideceği kursa baktı; “Kökten Değişim- Kökten İletişim”. Başlık çok afilliydi, emindi, çok hoş şeyler öğrenecek, değişik tecrübeler deneyimleyecekti.

Zaten son bikaç senedir böyleydi, kişisel gelişim kursları hayli çeşitlenmiş, hayatına renk getirmişti. Çevresi gitgide genişliyor, değişik insanlarla tanışıyor, ahh evet en güzeli yeni yeni farkındalıklar ediniyordu. Neler neler keşfetmemişti ki kendine dair? Bir çok şey çıkıyordu yüzeye. Çocukluk ve bilinçaltı ne menem bir şeydi, birçok kararın hızlıca alınıp hazine sandığına katılır gibi tıkıştırıldığı. İlginçtir, sonrasında bütün bunlar hayata görünmez bir el gibi yön veriyor, ortalığı çekip çeviriyordu.

Tabi bir de bu aktivitelerin karşı cins üzerindeki etkisi inanılmazdı. Kadınlarla dolup taşıyordu kurslar, dansa gidileceğine hatta spora yazılacağına insan bunlara katılsa flört hayatı pek boş kalmazdı.

Bunları düşünürken, geçen kursta tanışmış olduğu esmer güzeli kız geldi aklına. Bayağı bir bakışmışlardı. Acaba o da kendisinden hoşlanmış mıydı? Pencereye tam bu esnada bir kuş kondu, uzuuuun uzadıya öttü, sanki doğa onun aracılığıyla cevabı onaylıyor, “cik ciiik, evet evet, cik cik o da çok hoşlandı senden”, diye şakıyordu. Adam bu senfoniye sağır kaldı, dinlemedi bile.

Salona geçti, kurs çıkışı buluşalım demişti geçenlerde lise arkadaşı. Yine ondan bir yazı vardı mesaj kutusunda. Görmezlikten gelmeyip de ne yapacaktı? Kursta edindiği farkındalıklar üzerine düşünürdü ders bitiminde. Oysa lise arkadaşı ile buluşsa, anı yaşayacaktı, anda kalacaktı, çünkü komik anılar birbiri ardına paylaşılacak, zamanın nasıl geçtiğinin farkına bile varılamayacak, kahkahaları etrafı çınlatacaktı. Adam bütün bunları kaçırdı. Haberi bile olmadı.

Haa bir de ertesi gün ailesi çağırıyordu onu geleneksel Pazar kahvaltısına. Nasıl ekeceğini düşündü taşındı inceden inceye. Elbet bir yolunu bulacaktı. Kursa gitmekten hiçbir şey vazgeçiremezdi onu nihayetinde. Yazın gitmeyi düşündüğü aşrama dair bir karara varırdı belki yapılacak alıştırmaların sayesinde. Katılabilseydi kahvaltıya, yakın komşuları Hilmi Amca’nın gençliğinde hippi olup aynı yörede farklı bir aşrama gittiğini öğrenecek, nice keyifli sohbetler yapacaklardı beraberce. Adam bilmeden ellerinin tersiyle itti tatlı tesadüfü. Ruhu bile duymadı.

FARKINDALIK KAPISI

Farkındalık iyi şey hoş şey vesselâm, o bize hayatın sunduğu bir armağan. Yaşamla daha derin ve doyumlu kucaklaşabilmek için bir kapı. Yalnız kapı sadece o kurs bu hocada değil; bizzat hayatın içinde, doğanın kendisinde. Nasıl gelirse gelsin bize görebilmek ve duyabilmek asıl mesele. Başımızın üzerinde yeri var neticede.

Bu öyle bir kapı ki sadece içerden açılabilir. Sakın ola zorlamamak, dışardan ittirmemek icap eder. O zaman kapı sanki şişer, daha bir sıkışır :) Çokça yaşamışımdır bir arkadaşı veya dostu işi, ilişkisi, yapacakları konusunda uyar, çaba beyhude sonuç nafile.

Bir de farkındalık eylemle taçlanır. İçselleştirmesi, hücrelere sinmesi zaman ister. Emek ister. Pratik talep eder. Ne kadar farkındalık tüyoları ile doldu taştı ortalık. Hepimiz yazıyoruz çiziyoruz, ya uygulaması? Malum cep telefonlarımız var, ordaki uygulamalar bile yeri geliyor güncelleme talep etmiyor mu?

Son bir şey; bu kapı hiç bir acil yardım çağrısını cevapsız bırakmaz. Lâkin kül yutmaz. Samimiyet ister. Masumiyete bayılır. İşin özü; basit ancak oldukça sofistikedir.

Farkındalığa dair tüm farkındalıklarım ;) işte bunlar...Dilerim hizmet etsin...



Hamiş: Bu yazı o kurstan bu kursa koşan, kendi içsel bilgeliği ve rehberliğini hiçe sayan arkadaşlarım için...



0 comments:

Yorum Gönderme