12 Mayıs 2016 Perşembe

ÖZ'ÜN BÜYÜSÜ...

Konu hassas, nerden başlasam, nasıl anlatsam...


“Dişiler ve Döngüler” eğitimimi paylaşmaktayım, salon hayli eğitimli kadınlardan oluşmakta, diyorum ki “ataerkil dişi ne yapar, manipüle etmek ister,” bu yüzden telaffuz etmekten imtina ettiğim kelimeyi kullanıyorum: “sakın ha, insan iradesine ters düşecek ‘büyü’ gibi uygulamalara prim vermeyin. Rabbimiz bize kul hakkıyla gelmeyin diye buyur muyorlar mı? Hem iradeye tüm ışık alemi bile saygı gösterirken, bu had bilmezlik niye?”

Keşke demez olaydım, salonda koca bir sessizlik oluyor. Anlıyorum bu pratiğe benim gözümden bakılmıyor. İstanbul’a döner dönmez yaşadıklarımı gazeteci arkadaşımla paylaşıyorum; “hemen yazmalısın, ne acınası bir durum, başkasının onayına bu kadar muhtaç olmak”. Arkadaşım hayli bilimsel olup, bu tür şeylere inanmaz. Takıldığı nokta, dişilerin kendilerini bu kadar aciz hissetmeleri, gücünü erkeğe yaslamaları. Hem bu erkek sadece kafalarındaki olmak kaydıyla.

Enerji türü şeylere inananlar için hemen bir parantez açayım; nasıl ki şaman evrendeki enerjileri anlayıp, bağ kurup, hatta ustası olup bunları hayra kullanır; büyücü ise bunun karanlık yönü. Tam tersi. Külli ve cüzi iradeye baş kaldırır. Pembe bir mum yakıp evinize aşk enerjisini davet etmek başka; illa bir isme kavuşacaksınız, hatta o size ait olacak diye okutup üfletmeler, o hoca bu falcı dolanmalar başka. Ben diyeyim sakın ha ;)

ANLAMADIĞIN ŞEYİ DÖNÜŞTÜREMEZSİN

“Ya” diyorum, “anlamıyorum bunca kontrol çabasını, bunların hepsi kıtlık bilincinden değil de ne; bir erkek istemeye istemeye yanında dursa nasıl mutlu olunur?”

“İyi dersin güzel dersin; neden sence böyle bizim topraklar?”

“Bizim topraklarda değil sadece, Fransız bir arkadaşım demişti, Notre Dame kilisesi bile dolup taşar böyle taleplerle”.

“Hay Allah! Yalnız şu var Şeyda, anlayamadığın şeyleri dönüştürmezsin, madem çıktın bir güzellik adına yola, düşündün mü hiç dişiler neden buna başvurur acaba?”

Doğru söyler elbette canım dostum, adam döl saçma niyetiyle etrafta aranırken; dişisi kendince erkeğine şifa yapar, diğer dişilerden sakınır, koruyucu kalkanını örer belki de. Ters bir şekilde. Ters şifa derim ben buna (söyleyeyim yine isim hakkını aldım ;)) . Zaten akacak kan damarda durmaz, gidecek adam kalmaz. Ne yaparsanız yapın.


‘ÖZ’ÜN BÜYÜSÜ

Kadın- erkek ilişkileri hayli derin mevzu. Madem dünya ve algı değişiyor, illâki o da değişecek. Yalnız sanıyorum biz dişilere epey iş düşecek.

Herkesin ilişkisi kendine. Mühim olanı bana göre ilişki ne? Naçizane; ilişki en yalın ve kutsal haliyle başka bir insanla bütünleşmek, bir başkasının gözünden yaratıcıyı görmek. Bittabi benim de egom var ve genelde kime aşık oluyoruz? Egomuzun korkularını kaşıyan birine. Çünkü Sevgi'ye giden kadim yolda her diğer duygu kutbu ile var olmak durumunda.

Aşk - nefret
Güven - korku
Şefkat - öfke...

İnsan bir uçta çok takılınca ne oluyor, otomatikman öbür tarafa kayılıyor. Dişiler bunu dırdır, kavga çıkartma, detaycılık olarak yapıyor. Erkekler daha düz :) varlıklar olduğu için kaçıyorlar. Nereye mi? Koşa koşa mağaralarına...

İşte bizim sınavımız burda başlıyor, o kaçtığında ne yapıyoruz? Ben istenmedim diye üzerimize mi alınıyoruz, yoksa bu onun çöpü mü diyoruz? İkincisi makbul elbette, ilki egodan haliyle. Pekiyi böyle bir durumda ne yapabiliriz?

1- Fark edebiliriz (bizi tetikleyen korkumuz ne)
2- Korkumuzu temizleyebiliriz
3- İfade edebiliriz (kalpten)
4- Beklentisiz olabiliriz

Eğer frekansımızda bize eşlik etmeye devam edecekse "er" kişi bu çıta aşılıp ilişki sağlamlaşıp başka bir basamağa yükseliniyor, daha kaliteli daha derin bir seviyeye. Yok bizim frekansımızda olmaya hiç niyeti yoksa hayatımızdan çıkıp gidiyor ki buna izin verebilmek de büyük mesele, kutsal dişi olunuyor böylelikle.

Her korkuyu temizlediğimizde bize gelen hediye eşsiz; Öz’ün büyüsü.... Ve bu gücün karşısında hiç bir kötülük karşı duramaz, bu ışıltı reverans yapmaktan başka seçenek bırakmaz.

Hoşgeldiniz sihirli dünyaya...


Hamiş: Dişi ve eril birbirini tamamlar. Bakın bilgisayar programlama dili bile dişi 0'lar (şekli vajinaya benzer) ve eril 1'lerden (şekli penisi anımsatır) oluşur. Kutsal birliktelik..Bu yazıyı tam 2 ay önce yazdım. Paylaşmakta  tereddüt ettim. Demek zamanı gelmiş  ;)


0 comments:

Yorum Gönderme