5 Şubat 2020 Çarşamba

6.ALIŞKANLIK- SİNERJİ YARAT


“Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı” kitabında yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz. 6. Alışkanlık Covey tarafından tüm diğer alışkanlıkların gerçek sınavı ve ifadesi olarak değerlendirilmiş. 


Portakalın Bilgeliği

Churchill Büyük Britanya’nın savaş faaliyetlerini yönetmeye çağrıldığında, tüm yaşamının kendisini sanki bu olaya hazırladığını söyler. Bunun gibi tüm diğer alışkanlıklar bizi sinerjiye hazırlar. Dilerseniz önceki alışkanlıkları sırasıyla hatırşayalım;

1. Alışkanlık: Proaktif Ol
2. Alışkanlık: Sonunu Düşünerek İşe Başla
3. Alışkanlık: Önemli İşlere Öncelik Ver
4. Alışkanlık: Kazan-Kazan Şeklinde Düşün
5. Alışkanlık: Önce Anla Sonra Anlaşılmayı Bekle 

Gelin önce sinerjinin tanımını yapalım, sinerji nedir? En basit anlamıyla, bütünün parçalarından daha büyük olması demek. Sinerji doğanın her yerinde var; bir erkekle bir kadının dünyaya bir çocuk getirmesi; iki tahtanın biraraya getirildiğinde, ayrı ayrı taşıyabileceklerinden daha fazla ağırlık kaldırabilmeleri; iki farklı bitkiyi yanyana ekersek toprağın niteliğinin artırması gibi.

Yani özetle, yukarda kitapta verilen örnekleri bir kenara alacak olursak, 1+1’in 5, 10, hatta 1,500 olmasıdır sinerji. Sinerjinin tetiklenmesi için en başta güven ortamı şart. Burada kullanılmayan potansiyel enerjinin devreye girmesiyle sonucun büyüklüğü hakkında birşey kestirmek baştan pek mümkün değil. Yaratma sürecine gelince; keyifli olabilir, serüven dolu olabilir. Ancak konfor alanı arayan zihinlerimiz için kesin olan tek şey, yaratma sürecinin dehşet verici olması. İşin başından sonunun nereye varacağı kestirmek hayli zor olduğundan.

SİNERJİNİN ALTIN KURALLARI

Portakalın Bilgeliği

Kişiler arasındaki sinerji, kişinin içindeki sinerji ile oluşur. Kişinin içindeki sinerjinin kaynağıysa, ilk 3 alışkanlıkta sıkça vurgulanan, yerçekimi kanunu gibi “değişmez ilkeler”. Çünkü ancak bu ilkeler sayesinde açık ve savunmasız olmanın riskleriyle baş etmemizi sağlayacak gerçek güvenlik duygusunu elde ederiz. İlkeler olmadan Kazan/Kazan’daki bolluk bilincini yaratmak mümkün olmadığı gibi, etkili bir şekilde dinleyemez ve bütün bunların sonucunda sinerjik bir durum yaratamayız.

Bütün alışkanlıklar nasıl da içiçe değil mi? Ayrıca ilk 3 Alışkanlığa sadık kalarak ilke merkezli olmanın, sağ beynin görselliği ile sol beynin mantıksal yanını birleştiren bir sonucu var. Nasıl mı? Sol beynin faaliyetlerine sıkça başvuran kişiler; özellikle yaratıcılık gerektiren durumlarda bunun yetersiz kaldığını görürler. Sağ beyin kaslarına daha sık başvurmaya başlarlar. Kişinin her iki beyin lobunun da çalışması, kendi içinde psişik sinerjiyi yaratmaya başladığının en önemli göstergesi. “Soldan yönet, sağdan lidelik et” diye bir sloganı bile var Covey’in. Bu da içimizdeki sinerjinin bir örneği...

Sinerjide ikinci altın kural; farklılıkları onore edebilmek. Zihinsel, sosyal, duygusal farklılıklar yeni, heyecan verici yaşam biçimleri yaratamaz mı? Unutmayalım ki, herkes dünyayı olduğu gibi değil, kendilerinin olduğu gibi görür. Her birimiz dünyayı farklı algılıyorsak, kendi algısal sınırlılığımızı ne kadar erken fark edersek, başkalarının kaynaklarından da o kadar erken yararlanmaz mıyız? Sinerji ‘benim alternatifim’, ‘senin alternatifin’ yerine; ‘ üçüncü bir alternatif’ olabilir der ve neredeyse her zaman bir üçüncü alternatif vardır.

Bana göre dünyada yaratılmış en büyük sinerjilerden biri Çanakkale destanımız. Mesela Yahya Çavuş’un hikayesi. Çanakkale savaşında komutasındaki 67 kişi ile 3000 kişiye karşı 48 saat boyunca direnmesi. Amansız mücadelenin sonunda hepsi şehit düşerler. Düşmanlar kıyıya çıktıklarında inanamazlar karşılarındaki sayının azlığına. Aynı şekilde Seyit Onbaşı 276 kiloluk top mermisini tek başına kaldırmasına ne demeli?

Hala akıl ile açıklanamayan birçok olayın olduğu bu muhteşem işbirliğinin biricik lideri Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü burada anmadan olmaz. Hiç Çanakkale Savaşı’nın yapılmış olduğu o bölgeye gittiniz mi bilmiyorum, bence gitmeyenler gitsinler, çok özel bir bölge. Ben tam 3 kez gittim ve üçünde de çok duygulandım.

SİNERJİ VE İLETİŞİM

İletişim dünyasında sinerjiye kısaca göz atacak olursak; güvenin çok az olduğu durumlarda, kişilerin veya grupların pozisyonlarını korumaya yönelik savunmacı veya saldırgan tutumlarda bulunduğunu görürüz. Hal böyle olunca, üretilen sonuç düşük işbirliğiyle gelinen Kazan/Kaybet veya tam tersi Kaybet/Kazan olur. Bir üst konum, saygılı iletişimdir. Kişiler veya gruplar çatışmadan kaçınırlar, ancak iletişim savunmacı olmadığı gibi yaratıcı da değildir. Taraflar genelde hem alır, hem de verir. 1+1= 1,5 anlamına gelir. Karşılıklı bağlılığın olduğu durumlarda işe yarayabilir.

Sinerjide, başlangıçtaki yüksek güvenli durumdan yola çıkılarak, ilk alternatiflerden bile daha iyi çözümlere ulaşılır. Kazan/Kazan ilkesi geçerlidir. Yaratıcı sürecin zevkini çıkarır insanlar. Bazı yüksek güvenli durumlarda halen sinerji yaratılamayabilir, “Anlaşma Yok” pozisyonu bile uygun düşmeyebilir. Ancak bu süreçler ilerisi için daha içten etkileşimlere kapı açabilirler.

UYGULAMALAR

1- Sizi sinirlendiren ve farklı görüşleri temsil eden insanların bir listesini yapın. İçinizdeki güvenlik duygusu daha fazla olsaydı, onlarla sinerjik sonuçlar yaratabilmek adına, yaratıcı bir işbirliğine oturabilir miydiniz?

2- Daha çok ekip çalışması ve sinerji gerektiren bir durum saptayın. Sinerjinin desteklenmesi için neye ihtiyaç var, siz nasıl destek olabilirsiniz?

3- Birisiyle bir çatışmaya veya fikir ayrılığına düştüğünüz ilk anda, onun tutumunu anlamaya çalışın. Arka planda ne gibi kaygılar veya endişeler besliyor olabilir? Tepkisel davranmak yerine daha fazla işbirlikçi olabilir misiniz? Nasıl?

Bu arada buraya kadar olan uygulamaların nasıl gittiğine, nerelerde zorlandığınıza dair geribildirimlerinizi paylaşabilirseniz çok mutlu olurum.

Gelecek yazımda, 7. yani son alışkanlıkta görüşmek üzere...


0 yorum:

Yorum Gönderme