9 Mart 2020 Pazartesi

ŞAŞIRTAN ŞİRKETLER (MÜLAKATLAR)

Yıllar önce Hürriyet İK’da “Şaşırtan Adaylar” başlığı altında bir yazı okumuştum...

Portakalın Bilgeliği

Hayli eğlenceli ve şaşırtıcı olan yazıda; İK şirketi Robert Half çalıştığı şirketlere iş görüşmelerindeki en ilginç adayları sormuş, almış olduğu cevaplar başlıklar ve hemen altında kısa olaylar şeklinde listelenmişti.

Görüşmede kahvaltı eden adaydan tutun da, referansını yanında getirmeye çalışan ve hatta mülâkâta köpeği ile bile geleni var. Bence en komiği özgeçmişinde yalan söyleyip, yakalanınca, “Dikkatinizi çekmesine sevindim, aslen ordan mezun olmadım” diyeni.

Malûm temponun hızla arttığı iş dünyasında elbette benim de pek çok sayıda tecrübem oldu, ancak masanın öbür ucunda, yani ADAY olarak. Sonra kendime gazetedeki soruyu tersine çevirip sordum, “Beni en çok hangi şirketler şaşırtmıştı?” İşte, size kişisel albümümden seçmeler;

Soğukta Bekleten Şirket: Karlı bir günde, kalorifer peteği olmayan ve yerleri mermer kaplı bir girişte neredeyse 1 saati aşkın bekletilmem, sıcak birşeylerin ikram edilmesini bir kenara bırakın, beklettiği için İK görevlisinin özür bile dilememesi ve donmuş!!! bir şekilde görüşmeye girmem. İşin ilginci, firmanın faaliyet alanının Sağlık Sektörü olması.

Yüzüme Bakmayan İK Görevlisi: Sektöründe öncü bir firmada İK görevlisinin, görüşme boyunca yüzüme bakmaması, "Hay Allah acaba ne yapmalı, çıkıp gitmek ve kendine güven sergilemek mi test ediliyor yoksa dikkatini çekmem mi gerekiyor," diye sürekli düşünüp dururken 45 dakikalık gergin görüşmenin sona ermesi.

Sigara Yasağını Önemsemeyen Şirket: Sigara yasağına rağmen şirkette kaba tabiri ile fosur fosur sigara içildiğine görüşme esnasında bizzat şahit olmam, şaşırdığımı görünce, “Ee biz Türkler böyleyiz” denmesi ile kendimi “Onlar Türk ise pekiyi ben neciyim?” diye düşünerekten biran için çok uzak diyarlardan gelmiş bir turist gibi hissetmem.

Elimi Dakikalarca Sıkan Yönetici: Yöneticinin yeni “Vücut Dili” eğitiminden çıkmış olup bunu test etmek istiyor gibi davranması. Aynen koyun alıp-sattım misâli bir 5-10 dakika, elime göre oldukça iri elleriyle sertçe tokalaşıp durmamız ve dışarı çıktığımda ellerimin bir hayli morarmış olduğunu tecrübe etmem.

Görüşme Anında Pozisyon Değişmesi: Pazarlama Uzmanı olarak başvurduğum şirkette tam da görüşmeye girecekken, “Elimizde pazarlamada değil araştırmada pozisyon kaldı” denmesi, “ancak bu şekilde görüşmeye devam edebileceğiz” diye de eklenmesi. Doğru muydu yoksa esneklik mi test ediliyordu, hâlâ benim için bir muammadır.

Habersiz Sınav: Görüşmeye gittiğimde, 3 saatlik yabancı dil sınavına alınacağımı o esnada öğrenmem, ajandamın görüşmeden çıktıktan sonra havaalanına yetişecek olmam nedeniyle dolu olması, bunun için “Önce görüşün, testi başka gün yaparsınız” şeklinde yapmış olduğum spontane B planıma İK görevlisinin hayretler içerisinde bakıp “Ya bugün hepsini yaparız ya da hiç” diye karşılık vermesi ve hakkımı kaybetmem.

Portakalın Bilgeliği

Sonuçta tüm bunlar, bende gülümseten birer anı olarak kaldılar. Bizde “Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz” diye bilinen atasözünün günümüz iş dünyasına uyarlaması sanırım “Şirketi tanımak istiyorsan nasıl ve kimlerle görüşme yaptığına bak” şeklinde olurdu.

Kaliteli ve keyifli mülâkâtlar diliyorum masanın her iki ucunda oturanlara...


0 yorum:

Yorum Gönderme